İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

Borçlar ve sözleşmeler

Alacağın temliki (devri) nasıl yapılır, borçlu kime ödemeli?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Alacak, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça borçlunun rızası aranmadan devredilebilir.
  • Alacağın devri yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz; devretme sözü vermek ise şekle bağlı değildir.
  • Devir kendisine bildirilmemiş borçlu, eski alacaklıya iyiniyetle ödeme yaparak borcundan kurtulur.
  • Bedel karşılığı devirde devreden, alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti eder.

Bir alacağın sahibi, parasını borçludan tahsil etmeyi beklemek yerine alacağını başka birine devredebilir. Ticarette bir şirketin müşterilerinden olan alacaklarını tedarikçisine vermesi, günlük hayatta ise birinin kendi borcuna karşılık elindeki bir alacağı alacaklısına bırakması bunun örnekleridir. Hukuktaki adı alacağın devri ya da temlikidir. Türk Borçlar Kanunu (TBK) bu işlemi 183 ile 194. maddeler arasında düzenler.

İşlemde üç kişi vardır. Alacağını veren devreden, alacağı alan devralan, borcunu ödeyecek olan da borçludur. Devirle borçlu değişmez, yalnızca kime ödeme yapacağı değişir. Borçlunun değiştiği işleme borcun üstlenilmesi denir ve ayrı kurallara bağlıdır.

Hangi alacaklar devredilebilir?

Kural serbestliktir. TBK m. 183’e göre alacaklı, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Borçludan izin almak gerekmez.

Üç engel şöyle anlaşılabilir:

  • Kanun yasaklamış olabilir. Örneğin İş Kanunu, işçi ücretinin belirli bir kısmından fazlasının başkasına devredilmesini yasaklar.
  • Taraflar sözleşmeyle devri yasaklamış olabilir.
  • Alacağın niteliği devre uygun olmayabilir. Yalnızca belirli bir kişiye yapılması anlam taşıyan edimler buna örnektir.

Sözleşmedeki yasağın bir sınırı vardır. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış üçüncü kişiye karşı, devrin yasaklandığını ileri süremez. Kanun burada belgeye güvenen kişiyi korur.

Devir nasıl yapılır?

TBK m. 184 açıktır: alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. Sözlü bir anlaşmayla alacak el değiştirmez. Uygulamada bu belgeye temlikname denir. Belgede devredilen alacağın ne olduğu, borçlunun kim olduğu ve devredenin imzası açıkça yer almalıdır.

Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre alacağı ileride devretme sözü vermek ise şekle bağlı değildir. Ancak böyle bir söz alacağı kendiliğinden geçirmez; alacağın geçmesi için yazılı devir işleminin ayrıca yapılması gerekir.

Bazı devirler taraf iradesiyle değil, kanun ya da mahkeme kararıyla gerçekleşir. TBK m. 185’e göre bu durumda devir, özel bir şekle ve önceki alacaklının rızasına gerek olmaksızın üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir. Kıymetli evrak gibi bazı hakların devri için kanunlarda konmuş özel hükümler de saklıdır (m. 194).

Devirle birlikte devredenin bazı yükümlülükleri doğar. Elindeki alacak senedini ve ispata yarayan diğer belgeleri devralana teslim etmek, alacağın ileri sürülebilmesi için gereken bilgileri vermek zorundadır (m. 190). Teminatlar ve işlemiş faizler de alacakla birlikte geçer (m. 189).

Borçlu kime ödemeli?

Borçlunun en çok merak ettiği konu budur ve cevap, devrin kendisine bildirilip bildirilmediğine bağlıdır.

TBK m. 186’ya göre devir borçluya devreden ya da devralan tarafından bildirilmemişse, borçlu önceki alacaklıya iyiniyetle ödeme yaparak borcundan kurtulur. Bu durumda zarar gören devralan, parayı borçludan değil, parayı alan devredenden ister. Alacak birden çok kez devredilmişse, son devralan yerine önceki devralanlardan birine iyiniyetle yapılan ödeme de borcu sona erdirir.

Bu kural devralan için bir uyarıdır: alacağı devraldıktan sonra borçluya yazılı ve ispatlanabilir bir bildirim göndermek, sonradan çıkacak tartışmaların önünü keser. Bildirimi alan borçlu artık eski alacaklıya ödeme yapmamalıdır.

Borçlu açısından da dikkat edilecek bir nokta var. Tanımadığı bir kişi “alacak bana devredildi” diyerek ödeme isterse, borçlunun yazılı devir belgesinin bir örneğini istemesi ve bunu eski alacaklıyla teyit etmesi yerinde olur. Devir yazılı yapılmadıysa geçerli değildir; geçersiz bir devre dayanarak yapılan ödeme, borçluyu gerçek alacaklıya karşı zor durumda bırakabilir. Ödemenin banka yoluyla ve açıklamasıyla yapılması da ileride ispatı kolaylaştırır.

Bazen alacağın kime ait olduğu tartışmalı olur. Örneğin hem eski alacaklı hem de devralan ödeme ister. Bu durumda borçlu ödemeden kaçınabilir ve borcun konusunu hâkimin belirlediği yere bırakarak (tevdi ederek) borçtan kurtulur (m. 187). Tartışmayı bildiği hâlde taraflardan birine ödeme yapan borçlu, bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur. Alacak muaccelse, yani ödeme günü gelmişse, taraflardan her biri de borçluyu tevdi etmeye zorlayabilir.

Borçlunun savunmaları korunur

Devir, borçlunun durumunu ağırlaştırmaz. TBK m. 188’e göre borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir. Mal hiç teslim edilmemişse ya da borç kısmen ödenmişse, bunu yeni alacaklıya da söyleyebilir.

Takas da korunur. Borçlunun devredenden olan ve devri öğrendiği anda henüz ödeme günü gelmemiş bir alacağı varsa, bu alacak devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olmak şartıyla takas edilebilir.

Devredenin sorumluluğu

Devralanın en büyük riski, alacağın hiç var olmaması ya da borçlunun ödeyememesidir. TBK m. 191 bu riski devrin türüne göre paylaştırır.

Alacak bir karşılık alınarak, örneğin satılarak devredilmişse devreden, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunu garanti etmiş olur. Bu garanti ayrıca kararlaştırılmasa da kanundan doğar. Alacak karşılıksız devredilmişse devreden bu konularda sorumlu değildir.

Garanti sorumluluğu doğduğunda devralan m. 193’e göre şunları isteyebilir:

  1. Ödediği karşılığın faiziyle birlikte geri verilmesi,
  2. Devrin yol açtığı giderler,
  3. Borçluya karşı yaptığı sonuçsuz girişimlerin giderleri,
  4. Devreden kusursuz olduğunu ispat edemezse uğradığı diğer zararlar.

Alacak bir borcun ödenmesi amacıyla devredilmiş ve mahsup edilecek miktar belirlenmemişse, devralan kendi alacağına yalnızca borçludan aldığı ya da gereken özeni gösterseydi alabileceği miktarı mahsup etmek zorundadır (m. 192). Yani bu durumda alacağın kâğıt üzerindeki değeri değil, fiilen tahsil edilen ya da edilebilecek olan tutar esas alınır.

Sık sorulan sorular

Alacağı devretmek için borçlunun onayı gerekir mi?

Hayır. Kanun, alacaklının borçlunun rızasını aramadan alacağını devredebileceğini söyler. Borçlunun onayı değil, devirden haberdar edilmesi önemlidir. Bildirim yapılmazsa borçlu eski alacaklıya iyiniyetle ödeme yaparak borcundan kurtulabilir.

Sözleşmede alacağın devredilemeyeceği yazıyorsa devir geçersiz mi?

Sözleşmedeki devir yasağı kural olarak devri engeller. Ancak borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı bu yasağı ileri süremez. Örneğin borçlunun imzaladığı ve yasak içermeyen bir borç belgesine dayanarak alacağı satın alan kişi bu korumadan yararlanır.

Devralan kişi, eski alacaklının elindeki faiz ve teminatları da alır mı?

Evet. Devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar, örneğin rehin ya da kefalet gibi teminatlar, alacakla birlikte devralana geçer. Asıl alacakla birlikte işlemiş faizler de devredilmiş sayılır.

Alacağı bedavaya devrettim, borçlu ödemezse sorumlu olur muyum?

Hayır. Alacak bir karşılık alınmadan devredilmişse devreden, alacağın varlığından ve borçlunun ödeme gücünden sorumlu değildir. Aynı kural, alacağın kanun gereği başkasına geçtiği hâller için de geçerlidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. Borçlar ve sözleşmeler

    Zamanaşımı ne zaman kesilir, ne zaman durur?

    Borçlar Kanunu'na göre zamanaşımını durduran ve kesen hâller, aradaki fark, kesilmeden sonra işleyen yeni süre ve davanın usulden reddinde ek süre.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 153, 154, 155 ve diğer maddeler; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 16, 18/A

  2. Borçlar ve sözleşmeler

    Yanlışlıkla başkasının hesabına para gönderdim: adım adım ne yapmalıyım?

    Yanlış IBAN'a giden parayı geri almak için ilk adımlar: banka kayıtları, yazılı iade talebi, ihtiyati haciz, icra takibi ve hata sonucu ele geçen eşya suçu.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 77, 78, 79 ve diğer maddeler; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 257, 258, 259 ve diğer maddeler; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 160, 73

  3. Borçlar ve sözleşmeler

    Karşı taraf borcunu yerine getirmezse sözleşmeden nasıl dönülür?

    Karşılıklı sözleşmede borçlu temerrüde düşünce süre verme, süre gerekmeyen hâller, dönme bildirimi ve dönmenin iade ile tazminat sonuçları.

    Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 117, 123, 124 ve diğer maddeler