İçeriğe geç
Av. Onur Doğan Kayseri Barosu

İcra ve usul hukuku

Adli yardım: dava masraflarını karşılayamayan kişi nasıl dava açar?

tarihinde yayımlandı. Yaklaşık 5 dakikalık okuma.

Kısaca

  • Kendisinin ve ailesinin geçimini zora sokmadan dava masraflarını ödeyemeyen kişi adli yardımdan yararlanabilir.
  • Adli yardım, asıl işe bakacak mahkemeden; icra takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesinden istenir.
  • Ret kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mahkemeye dilekçeyle itiraz edilebilir.

Dava açmak para gerektirir. Harçlar, tebligat ücretleri, bilirkişi ve tanık giderleri bir araya geldiğinde, geliri düşük biri için dava açmak neredeyse imkânsız hâle gelebilir. Kanun, hakkını aramak isteyen kişinin yalnızca parası olmadığı için mahkemeye gidememesini önlemek amacıyla adli yardım kurumunu düzenler (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 334–340).

Adli yardım, masrafların kişi adına geçici olarak ertelenmesi ya da Devletçe karşılanmasıdır. Bir bağış değildir; dava sonunda bu masrafların kimden alınacağı ayrıca belirlenir.

Uygulamada adli yardım en çok boşanma, nafaka, işçilik alacağı ve tazminat davalarında gündeme gelir. Bu davalarda harç ve bilirkişi giderleri yüksek olabilir. Talep dava dilekçesiyle birlikte yapılabileceği gibi dava sırasında da yapılabilir. Ancak aşağıda anlatılacağı gibi adli yardım geçmişe etkili değildir.

Kimler yararlanabilir?

Kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeden yargılama ya da takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda olan kişiler adli yardımdan yararlanabilir. İki şart birlikte aranır:

  • Ödeme gücünden yoksun olmak,
  • Talebin açıkça dayanaktan yoksun olmaması, yani davanın ilk bakışta tümüyle haksız görünmemesi.

Tamamen yoksul olmak şart değildir. Ödeme gücü yalnızca kısmen yetersiz olan kişi de giderlerin bir bölümü için adli yardım isteyebilir.

Adli yardım yalnızca dava açacak kişiye tanınmaz. Davalı da savunması için, ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki koruma taleplerinde ve icra takiplerinde de bu imkândan yararlanılabilir. Yabancıların yararlanabilmesi ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır; yani o kişinin ülkesinin de Türk vatandaşlarına benzer imkânı tanıması gerekir.

Kanunun tüzel kişilerden yalnızca kamuya yararlı dernek ve vakıflara adli yardım imkânı tanıyan hükmü (m. 334/2) Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş, iptal 21 Ağustos 2025’te yürürlüğe girmiştir. Bu yazı gerçek kişilerin durumunu anlatır.

Adli yardım neleri kapsar?

Adli yardım kararı kişiye şunları sağlar (m. 335):

  • Bütün yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet,
  • Bu giderler için teminat göstermekten muafiyet,
  • Dava ve takip sırasında yapılması gereken giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi,
  • Davanın avukatla takibi gerekiyorsa, ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat temini.

Mahkeme bunların hepsine değil, yalnızca bir kısmına da karar verebilir. Örneğin harç ve giderlerden geçici muafiyet tanıyıp avukat görevlendirilmesi talebini reddedebilir. Avukat temini, davanın avukatla takibinin gerekli olduğu hâllerle sınırlıdır. Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder. Ancak daha önce yapılmış yargılama giderlerini kapsamaz.

Mahkemenin talebi üzerine baro tarafından görevlendirilen avukatın ücreti, yargılama gideri olarak Hazineden ödenir (m. 340). Bu ücret de yargılama giderlerinin bir parçası sayıldığından, dava sonunda haksız çıkan taraftan tahsil edilecek giderler arasında yer alır.

Başvuru nereye ve nasıl yapılır?

Adli yardım, asıl talebin ya da işin karara bağlanacağı mahkemeden istenir. İcra ve iflas takiplerinde başvuru, takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesine yapılır (m. 336). Kanun yollarına başvururken adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine ya da Yargıtaya yapılır.

Talepte bulunan kişi mahkemeye şunları sunmak zorundadır:

  • İddiasının kısa bir özeti,
  • İddiasını dayandıracağı deliller,
  • Yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durum belgeleri.

Gelir durumunu, varsa sosyal yardım ya da işsizlik kayıtlarını ve üzerine kayıtlı mal bulunmadığını gösteren belgeler bu amaçla kullanılabilir. Belgelerin güncel olması ve talep sahibinin bütün ailesinin durumunu yansıtması önemlidir, çünkü kanun ödeme gücünü kişinin ve ailesinin geçimi ile birlikte değerlendirir. Eksik ya da genel ifadeli bir talep, ret kararında gerekçe olarak gösterilebilir. Adli yardım talebine ilişkin evrak her türlü harç ve vergiden muaftır.

Talebin incelenmesi ve ret kararına itiraz

Mahkeme adli yardım talebi hakkında duruşma yapmadan karar verebilir. Talep edilirse inceleme duruşmalı yapılır (m. 337). Talebi reddeden kararda, sunulan bilgi ve belgelerin neden kabul edilmediği açıkça belirtilmelidir.

Ret kararına karşı, tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe verilerek itiraz edilebilir. İtirazı kararı veren mahkeme değil, başka bir mahkeme inceler. O yerde aynı türden birden fazla mahkeme varsa dosya numara olarak sonraki mahkemeye, tek mahkeme varsa en yakın mahkemeye gönderilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.

İki haftalık itiraz süresi kaçırılırsa ret kararına karşı bu yol kapanır. Talep reddedilen kişi, ödeme gücünde sonradan ciddi bir azalma olursa yeniden başvurabilir; örneğin dava sürerken işini kaybeden kişi bu imkândan yararlanabilir.

Kararın kaldırılması ve masrafların tahsili

Adli yardımdan yararlanan kişinin mali durumu hakkında kasten ya da ağır kusurla yanlış bilgi verdiği ortaya çıkarsa veya mali durumu sonradan yeterince iyileşirse adli yardım kararı kaldırılır (m. 338).

Dava ya da takip sonunda, ertelenen bütün yargılama giderleri ve Devletçe ödenen avanslar haksız çıkan kişiden tahsil edilir (m. 339). Adli yardım alan kişi davayı kazanırsa bu giderleri karşı taraf öder. Kaybederse, mahkeme uygun görürse giderlerin en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitlerle ödenmesine karar verebilir. Tahsilin kişiyi mağdur edeceği açıkça anlaşılırsa, mahkeme hükümde kişiyi bu giderlerden tamamen ya da kısmen muaf tutabilir.

Sık sorulan sorular

Adli yardım alırsam davayı kaybettiğimde hiçbir masraf ödemez miyim?

Adli yardım masrafları kural olarak geçici olarak erteler. Dava sonunda haksız çıkan kişiden ertelenen giderler ve Devletin ödediği avanslar tahsil edilir. Davayı kaybeden adli yardım alan kişiyse, mahkeme uygun görürse giderlerin en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitlerle ödenmesine karar verebilir. Tahsilin kişiyi mağdur edeceği açıkça anlaşılırsa mahkeme, hükümde giderlerden tamamen ya da kısmen muaf tutulmasına da karar verebilir.

Daha önce yaptığım masrafları da geri alabilir miyim?

Hayır. Adli yardım, talepten önce yapılmış yargılama giderlerini kapsamaz. Bu nedenle masrafları karşılayamayacağınızı düşünüyorsanız talebi davanın başında, hatta dava dilekçesiyle birlikte yapmanız yerinde olur.

Barodan ücretsiz avukat almak ile mahkemeden adli yardım istemek aynı şey mi?

Hayır. Baroların adli yardım bürolarından avukat istenmesi Avukatlık Kanununa göre yürüyen ayrı bir başvurudur ve harç ile diğer giderleri kendiliğinden kapsamaz. Harç ve masraflardan geçici muafiyet için mahkemeden adli yardım istenmelidir. Mahkeme gerekirse avukat görevlendirilmesi için de baroya başvurabilir.

Adli yardım talebim reddedilirse dava hemen düşer mi?

Ret kararı davanın kendisini sona erdirmez; yalnızca masraflardan muafiyet talebini karşılıksız bırakır. Ret kararına tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edebilirsiniz. İtiraz da reddedilirse harç ve giderlerin yatırılması gerekir; bunlar mahkemenin verdiği sürede yatırılmazsa dava kanundaki sonuçlarla karşılaşır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için bir avukattan hukuki destek almanız önerilir.

Av. Onur Doğan

Kayseri Barosu'na kayıtlı avukat. Doğan Hukuk Bürosu, Kocasinan / Kayseri.

İlgili yazılar

  1. İcra ve usul hukuku

    Hukuk davalarında istinaf ve temyiz süreleri: karara ne zamana kadar itiraz edilir?

    Hukuk davalarında istinaf ve temyiz süresi iki haftadır; sürenin başladığı an, kesin kararlar, adli tatil, katılma yoluyla başvuru ve karşı tarafın cevabı.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 341, 343, 345 ve diğer maddeler

  2. İcra ve usul hukuku

    Delil kaybolmadan nasıl korunur? Dava öncesinde ve sırasında delil tespiti

    Delil tespitinin şartları, başvurulacak mahkeme, dilekçe, acele inceleme ve raporun asıl davada kullanılması.

    Dayanak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 400–405, 190–191, 198, 281–282

  3. İcra ve usul hukuku

    Menfi tespit ve istirdat davası: haksız icra takibine karşı borçlunun yolları

    Haksız icra takibine karşı borçlu olmadığını tespit ettirme ve ödenen parayı geri isteme: dava zamanı, takibin durdurulması, teminat, süre ve tazminat.

    Dayanak: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 72, 68, 62 ve 66; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 326; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A